25 Mayıs 2013 Cumartesi

Dünyamızı Cehennemleştirmek

    İnsanoğlu Dünya'nın bütün doğal kaynaklarını istediği kadar tüketip atıklarını da umursamazca bırakıyor. Tüketiminin ve atıklarının büyük etki yaratmayacağını, bir şekilde doğanın kendi dengesinin bulunacağını, yaşam tarzını değiştirmeden bu şekilde uzun yıllar daha gidebileceğine inanıyor. Fakat bu inanç gerçek değil. Tüketimimiz ve atıklarımız o kadar büyük ki sonucunda doğada önemli tepkiler ve değişimler gerçekleşiyor. Bilim bu tepkileri ve değişimleri rahatlıkla görüyor ve tanımlamaya çalışıyor. Birçok tanım ve sorun var. Günümüzde fosil yakıtların yakılması başta CO2 olmak üzere sera gazlarının atmosfere atık olarak bırakılması sonucu olan iklim değişikliği veya küresel ısınma en önemli çevre sorunu olarak kabul ediliyor. Sorunu bilenler bu sorunu insanlığın karşılaştığı en büyük sorun olarak görüyorlar. Fakat insanların büyük çoğunluğu yaptıklarının ne olduğunu, ne gibi sonuçlar doğurduğunu, sorunun büyüklüğünün ve ciddiyetinin farkında değiller.  Bu yüzden uzun yıllardır çözüm için haykırılmasına rağmen çözüm üretilmiyor ve sorun her geçen yıl daha da büyüyor. İnsanların farkında olmamasının bir sebebinin de kullanılan bilimsel kavramlar olduğu ve farkındalığını arttırmak için ilk önce iklim değişikliği ve küresel ısınma yerine daha anlamlı ve anlaşılır kavramlar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
    İklim denince insanın aklına günün hava sıcaklığı, yağış olması gibi meteorolojik olaylar geliyor. Çoğu insan iklimin ne kadar geniş kapsamlı olduğunu ve hayatı ne kadar çok etkilediğini bilmiyor. Değişiklik denince ise ilk önce iyi ve güzel kavramları akla geliyor çünkü günlük hayatta değişim genelde olumlu anlamda kullanılıyor.  Kime sorsanız hayatında bir şeyler değiştirmek istiyor ve olacak değişimin hayatını iyileştireceğini inanıyor; işini, saçını, evini değiştirmek gibi. Bu bakış açısı iklim değişikliğinin güzel sonuçlar doğurabileceğini akla getiriyor. Aslında bahsedilen iklim değişikliğin insanoğlunun kontrolünde olmayan, büyük bilinmezlik içeren,  ekonomiden, sosyal hayata kadar her şeyi adapte olmaya zorlayacak ve sonunda adapte olamayanların yok edecek ve öldürecek kaotik bir istikrarsızlık olduğu fark edilmiyor.
    Küresel ısınma daha etkili bir kavram olarak düşünülse de yine de yetersiz kalıyor. Küre akla okul hayatında pek sevilmeyen geometri ve şekillerini getiriyor; kare, üçgen, doğru gibi. Gündelik hayatta küresel genelde ekonomik bir kavram olarak kullanılıyor. Küreselden kastedilenin üzerinde yaşayabildiğimiz tek gezegen olan Dünya'nın tamamını kapsama olduğu pek anlaşılmıyor. Isınma da gündelik olarak nerdeyse tamamen olumlu olarak kullanılan ve o can sıkıcı soğukluğu gideren güzel eylemdir; evin, yemeğin, suyun, içinin ısınması gibi. İnsanların çoğu da yazı kışa, sıcağı soğuğa tercih eder. Küresel ısınma o yüzden daha az üşümek, daha uzun yazlar, baharda denize girebilmek gibi hoş gelişmeler olarak algılanabiliyor. Aslında bilimsel olarak kast edilen ısınmanın kavurucu sıcak dalgaları, kuraklık, orman yangınları, buzulların erimesi, deniz seviyesinin artması, şehirlerin, verimli arazilerin su altında kalması, doğal felaketlerin sıklığının ve şiddetinin artışı olduğu hiç anlaşılmıyor.
    İklim değişikliği ve küresel ısınma kavramlarının yanlış anlaşılmanın ötesinde hayati birçok unsuru da anlatmıyor. İnsanoğlunun tüketimi ve atıkları sonucu okyanuslar asitleşiyor. Toprak, su ve hava zehirleniyor. Canlı türlerin görülmemiş bir hızda tükeniyor. Kısaca yaşam hızla yok oluyor.  Akla gelmeyen diğer bir unsurda tepkinin zaman boyutunun uzunluğudur. 4 milyarlık geçmişi olan yaşamın verdiği tepkiler binlerce hatta milyonlarca yıl boyunca devam eder. Ömrü en fazla yüz yıl olan ve uzun vadesi on yılları geçmeyen günümüz insanın doğanın uzun vadesi olan yüz bin veya milyon yıllı anlaması mümkün değildir. Ayrıca birçok bilimsel araştırma doğanın karmaşık zikzaklı değiştiğini gösterirken, insanoğlunun ise karmaşık davranışları anlayamadığını, çevresini sürekli hatalı olarak doğrusal ve düzenli olarak algıladığını, olmayan kalıplar yarattığını gösteriyor.

    Bütün bu gerçekler çerçevesinde yeni bir tanım yaparsak ilk önce iklim veya küresel yerine doğrudan Dünya kullanılması çok daha anlamlı ve anlaşılırdır çünkü yaptıklarımız bütün Dünyamızı etkiliyor. İkinci olarak da insanoğlunun yaptıkları sonucunda Dünya'nın nasıl bir yer olacağını düşünelim. Sıcaklık sürekli artıyor. Sıklıkla kavurucu sıcak hava dalgaları, iç kesimlerde kuraklık, yağış alan yerlerde ise yoğun yağış ve ani seller var.  Buzullar eriyor ve deniz seviyesi yükselerek en önemli şehirler ve tarım arazileri su altında kalıyor. Kalmayanlar da görülmemiş boyutta fırtına ve doğal afet tehlikesi altında.  Ormanlar yanıyor, çöller hızla genişliyor, tarım arazileri çölleşiyor, akarsular ve göller kuruyor ve okyanuslar asitleşmeden ölüyor. Tanıdık bitkiler ve hayvanlar yok olurken yerlerine ilk önce egzotik bakteriler, böcekler, mantarlar geliyor ve beraberinde yeni hastalıklar ve sorunları getiriyorlar. Herkese yetecek kadar su ve yiyecek kalmıyor.  Yaşadığımız yerlerin çoğu yaşanmaz halde.  Göç ve kalan kaynaklar için savaş kaçınılmaz ve bu sefer savaş gerçekten bütün dünyayı kapsıyor. En önemlisi durum her geçen yıl kötüleşiyor.  Ne kadar ve nasıl daha kötüleşebileceğini de bilmiyoruz ama kötüleşmenin yüzlerce yıl daha süreceğinden ve etkilerinin binlerce hatta milyonlarca yıl hissedileceğinden eminiz. Bu durum insanlara sonsuzluk gibi geliyor. İnsanlığın temel değer yargıları sarsılıyor. Liderlere, toplumun önemli kişilerine, temel kurumlara ve genel öğretilere artık inanç kalmıyor çünkü hiç biri olacaklar konusunda uyarmadı ve önlem almadı. Bildik çözümler de işe yaramıyor. Neyin işe yarayacağını da bilmiyoruz. Toplumlar kargaşa, korku, güvensizlik ve umutsuzluk içinde. Gelecek kaygısı her bireyi sarmış durumda fakat daha önemlisi  çocuklar ve yeni nesiller için endişeleniyor. Çünkü  yeni nesillere daha iyi bir dünya bırakmanın imkânı yok. Hatta yaşanabilir bir Dünya kalacağı bile belirsiz.  Daha önce hiç görülmemiş ve üzerinde yaşanmamış böyle bir yeri tanımlayabilecek kelime nedir? Benim aklıma cehennem kelimesinden daha iyi anlatabilecek bir kavram gelmiyor. O yüzden yaptığımız açıkça Dünyamızı cehennemleştirmektir.