İnsanoğlu Dünya'nın
bütün doğal kaynaklarını istediği kadar tüketip atıklarını da
umursamazca bırakıyor. Tüketiminin ve atıklarının büyük etki
yaratmayacağını, bir şekilde doğanın kendi dengesinin bulunacağını,
yaşam tarzını değiştirmeden bu şekilde uzun yıllar daha gidebileceğine
inanıyor. Fakat bu inanç gerçek değil. Tüketimimiz ve atıklarımız o
kadar büyük ki sonucunda doğada önemli tepkiler ve değişimler
gerçekleşiyor. Bilim bu tepkileri ve değişimleri rahatlıkla görüyor ve
tanımlamaya çalışıyor. Birçok tanım ve sorun var. Günümüzde fosil
yakıtların yakılması başta CO2 olmak üzere sera gazlarının atmosfere
atık olarak bırakılması sonucu olan iklim değişikliği veya küresel
ısınma en önemli çevre
sorunu olarak kabul ediliyor. Sorunu bilenler bu sorunu insanlığın
karşılaştığı en büyük sorun olarak görüyorlar. Fakat insanların büyük
çoğunluğu yaptıklarının ne olduğunu, ne gibi sonuçlar doğurduğunu,
sorunun büyüklüğünün ve ciddiyetinin farkında değiller. Bu yüzden uzun
yıllardır çözüm için haykırılmasına rağmen çözüm üretilmiyor ve sorun
her geçen yıl daha da büyüyor. İnsanların farkında olmamasının bir
sebebinin de kullanılan bilimsel kavramlar olduğu ve farkındalığını
arttırmak için ilk önce iklim değişikliği ve küresel ısınma yerine daha
anlamlı ve anlaşılır kavramlar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
İklim denince insanın aklına günün hava sıcaklığı, yağış olması gibi
meteorolojik olaylar geliyor. Çoğu insan iklimin ne kadar geniş kapsamlı
olduğunu ve hayatı ne kadar çok etkilediğini bilmiyor. Değişiklik
denince ise ilk önce iyi ve güzel kavramları akla geliyor çünkü günlük
hayatta değişim genelde olumlu anlamda kullanılıyor. Kime sorsanız
hayatında bir şeyler değiştirmek istiyor ve olacak değişimin hayatını
iyileştireceğini inanıyor; işini, saçını, evini değiştirmek gibi. Bu
bakış açısı iklim değişikliğinin güzel sonuçlar doğurabileceğini akla
getiriyor. Aslında bahsedilen iklim değişikliğin insanoğlunun
kontrolünde olmayan, büyük bilinmezlik içeren, ekonomiden, sosyal
hayata kadar her şeyi adapte olmaya zorlayacak ve sonunda adapte
olamayanların yok edecek ve öldürecek kaotik bir istikrarsızlık olduğu
fark edilmiyor.
Küresel ısınma daha etkili bir kavram olarak düşünülse de yine de
yetersiz kalıyor. Küre akla okul hayatında pek sevilmeyen geometri ve
şekillerini getiriyor; kare, üçgen, doğru gibi. Gündelik hayatta küresel
genelde ekonomik bir kavram olarak kullanılıyor. Küreselden
kastedilenin üzerinde yaşayabildiğimiz tek gezegen olan Dünya'nın
tamamını kapsama olduğu pek anlaşılmıyor. Isınma da gündelik olarak
nerdeyse tamamen olumlu olarak kullanılan ve o can sıkıcı soğukluğu
gideren güzel eylemdir; evin, yemeğin, suyun, içinin ısınması gibi.
İnsanların çoğu da yazı kışa, sıcağı soğuğa tercih eder. Küresel ısınma o
yüzden daha az üşümek, daha uzun yazlar, baharda denize girebilmek gibi
hoş gelişmeler olarak algılanabiliyor. Aslında bilimsel olarak kast
edilen ısınmanın kavurucu sıcak dalgaları, kuraklık, orman yangınları,
buzulların erimesi, deniz seviyesinin artması, şehirlerin, verimli
arazilerin su altında kalması, doğal felaketlerin sıklığının ve
şiddetinin artışı olduğu hiç anlaşılmıyor.
İklim değişikliği ve küresel ısınma kavramlarının yanlış anlaşılmanın
ötesinde hayati birçok unsuru da anlatmıyor. İnsanoğlunun tüketimi ve
atıkları sonucu okyanuslar asitleşiyor. Toprak, su ve hava zehirleniyor.
Canlı türlerin görülmemiş bir hızda tükeniyor. Kısaca yaşam hızla yok
oluyor. Akla gelmeyen diğer bir unsurda tepkinin zaman boyutunun
uzunluğudur. 4 milyarlık geçmişi olan yaşamın verdiği tepkiler binlerce
hatta milyonlarca yıl boyunca devam eder. Ömrü en fazla yüz yıl olan ve
uzun vadesi on yılları geçmeyen günümüz insanın doğanın uzun vadesi olan
yüz bin veya milyon yıllı anlaması mümkün değildir. Ayrıca birçok
bilimsel araştırma doğanın karmaşık zikzaklı değiştiğini gösterirken,
insanoğlunun ise karmaşık davranışları anlayamadığını, çevresini sürekli
hatalı olarak doğrusal ve düzenli olarak algıladığını, olmayan kalıplar
yarattığını gösteriyor.
Bütün bu gerçekler çerçevesinde yeni bir tanım yaparsak ilk önce iklim
veya küresel yerine doğrudan Dünya kullanılması çok daha anlamlı ve
anlaşılırdır çünkü yaptıklarımız bütün Dünyamızı etkiliyor. İkinci
olarak da insanoğlunun yaptıkları sonucunda Dünya'nın nasıl bir yer
olacağını düşünelim. Sıcaklık sürekli artıyor. Sıklıkla kavurucu sıcak
hava dalgaları, iç kesimlerde kuraklık, yağış alan yerlerde ise yoğun
yağış ve ani seller var. Buzullar eriyor ve deniz seviyesi yükselerek
en önemli şehirler ve tarım arazileri su altında kalıyor. Kalmayanlar da
görülmemiş boyutta fırtına
ve doğal afet tehlikesi altında. Ormanlar yanıyor, çöller hızla
genişliyor, tarım arazileri çölleşiyor, akarsular ve göller kuruyor ve
okyanuslar asitleşmeden ölüyor. Tanıdık bitkiler ve hayvanlar yok
olurken yerlerine ilk önce egzotik bakteriler, böcekler, mantarlar
geliyor ve beraberinde yeni hastalıklar ve sorunları getiriyorlar.
Herkese yetecek kadar su ve yiyecek kalmıyor. Yaşadığımız yerlerin çoğu
yaşanmaz halde. Göç ve kalan kaynaklar için savaş kaçınılmaz ve bu
sefer savaş gerçekten bütün dünyayı kapsıyor. En önemlisi durum her
geçen yıl kötüleşiyor. Ne kadar ve nasıl daha kötüleşebileceğini de
bilmiyoruz ama kötüleşmenin yüzlerce yıl daha süreceğinden ve
etkilerinin binlerce hatta milyonlarca yıl hissedileceğinden eminiz. Bu
durum insanlara sonsuzluk gibi geliyor. İnsanlığın temel değer yargıları
sarsılıyor. Liderlere, toplumun önemli kişilerine, temel kurumlara ve
genel öğretilere artık inanç kalmıyor çünkü hiç biri olacaklar konusunda
uyarmadı ve önlem almadı. Bildik çözümler de işe yaramıyor. Neyin işe
yarayacağını da bilmiyoruz. Toplumlar kargaşa, korku, güvensizlik ve
umutsuzluk içinde. Gelecek kaygısı her bireyi sarmış durumda fakat daha
önemlisi çocuklar ve yeni nesiller için endişeleniyor. Çünkü yeni
nesillere daha iyi bir dünya bırakmanın imkânı yok. Hatta yaşanabilir
bir Dünya kalacağı bile belirsiz. Daha önce hiç görülmemiş ve üzerinde
yaşanmamış böyle bir yeri tanımlayabilecek kelime nedir? Benim aklıma
cehennem kelimesinden daha iyi anlatabilecek bir kavram gelmiyor. O
yüzden yaptığımız açıkça Dünyamızı cehennemleştirmektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder