Apple mobil işletim sistemi iOS,
sunulduğunda Iphone'u devrimsel bir ürün yapan temel yenilikti. Zamanın çok
ilerisindeydi ve rakipleri yetişmek için Apple'ı kopyalaması gerekiyordu. En
iyi kopyalayan ve ne başarılı olan da Android'ti. Daha az kısıtlaması olan ve
daha geniş kesimlere hitap eden Android’in zamanla daha çok yeni özelliğe sahip
olması da doğaldı ve bu durum Steve Jobs zamanında başlamıştı. iOS4 sunumunda
Jobs, yeni özellikler eklemenin kolay olduğunu fakat önemli olanın kullanım
kolaylığı ve ürün ile uyumu olduğunu vurgulayarak bir çoğu Android'te o sırada
mevcut olan özellikleri iOS'a göre uyarlanmış haliyle tanıttı. Bu özellikler,
güncellemeyle eski modellere de sunuldu. Apple kullanıcıları yeni özellikleri,
sorunsuz geçişi ve kullanım kolaylığı nedeniyle iOS4'ü beğenmişlerdi. iOS4,
Apple'ın farklı kalite ve destek anlayışının başarılı bir örneği olarak kabul
edildi.
Steve Jobs aramızdan ayrıldıktan
sonra Apple'ın başarılarına devam edip edemeyeceği sorgulanıyordu. Jobs'tan
çokça bağımsız geliştirilen Siri uygulamasının başarısı ve artan satışlar
olumlu göstergelerdi. Fakat iOS6’da
Google.maps’in yerini alan harita uygulamasındaki sorunlar ciddi şüpheleri
beraberinde getirdi. Eski cihazlara da güncelleştirmeler devam ediyordu ama
güncelleştirme sonrası cihazlarda sorunlar yaşanmaya başladı. Bazı olumsuz eleştirilere rağmen hem iOS5 hem
de iOS6 çokça olumlu tepkiler aldı.
Android hızlı gelişmeye ve yeni
özellikler eklenmeye devam ederken Apple’ın yeni büyük güncelleme iOS7 merakla
bekleniyordu. 18 Eylül’de iOS7 birçok kullanıcı odaklı yeni özelliklerle ve
iyileştirmelerle geldi. Güncelleme seçeneği, eski model ürünlere de aynı
tarihte sunuldu. Bazı ufak sorunlar yaşanmış olsa da bu büyüklükteki bir
güncelleme için normal karşılanabilir bir seviyedeydi. Bu açılardan değerlendirildiğinde
iOS7, Jobs'un zamanındakiler gibi başarılı bir güncellemeydi. Rahatlıkla Apple,
Jobs'un açtığı yolu başarıyla takip ediyor diyebilecekken, bu seferki
güncellemede daha öncekilerden farklı bir nokta vardı ki bütün fikrimi
değiştirdi, o da yeni tasarım.
Iphone ilk çıktığında, donanımının
işlem kabiliyeti çok düşük olduğu için tasarımı da basitti. Hızla gelişen
teknoloji daha sofistike tasarımları mümkün kılıyordu. Bu nedenle iOS7
güncellemesinde de tasarım açısından da geliştirmeler bekleniyordu. Fakat
Apple'ın yeni yöneticisi Tim Cook ve baş tasarımcısı Jonathan Ive, mevcut
tasarımı geliştirmektense yepyeni bir tasarıma geçmeyi tercih ettiler. Bu tercihe
karşı çıkan Jobs’la beraber 1992’den beri çalışan ve iOS ve Apple’ın baş
yazılım geliştirme yöneticisi Scott Forstall’ın istifa etmesini bile göze
aldılar.
iOS7’de Apple ile özdeşlemiş klasik
tasarımın temel unsurları değişti. Yeni
tasarımda çok ince yazı karakteri, daha canlı renkli ve düz yeni ikonlar, yeni
efektler ve beyaz ağırlıklı arkaplanlar vardı. Her tasarımı gibi seveni de oldu
sevmeyeni de. Fakat benim fikrimi değiştiren tasarımın estetik yönleri değil,
sıra dışı bir tasarımın tercih edilmesinin olası sebepleriydi.
Her tasarım değişikliği
alışkanlıkları değiştirir. Kullanıcılarda değişime karşı direnç olarak
tanımlanan bir tepkiyi doğurur. Bu yüzden çoğu insan özellikle başkaları
tarafından dayatılan değişiklikleri önce olumsuz olarak algılar ve belirgin bir
fayda sağlamadıkça değişiklik istemez. Ayrıca Apple gibi seçkin markaların;
Mercedes, Porsche, Sony gibi tasarımları klasikleşmiştir. Bu klasik tasarımlar
özellikle sadık müşteriler için bir tercih sebebidir ve kendiliğinden bir değer
ifade eder. Bu yüzden seçkin markalar klasikleşmiş tasarımlarını radikal
şekilde değiştirmezler. Çağın gereklerine göre kademeli olarak güncellerler.
Mercedes E Seri, Porsche 911, Sony Playstation gibi var olan klasik çizgiyi
temelde korurlar. Sıradışı tasarımları
olsa da bunlar ilk önce alternatif modellerde veya bir seçenek olarak sunarlar.
Ayrıca Apple, sadece bir ürün değil birçok ürünü içeren bir teknoloji
ekosistemi sunan bir marka olduğundan klasik dışı tasarımlı bir parça
ekosistemdeki diğer parçalara uymayacaktır. Bu uyumsuzluk, kendiliğinden
olumsuz tepkilere yol açar. Bu sakıncalar yüzünden büyük bir tasarım
değişikliğini çok nadiren yapılan riskli bir tercihtir.
Şirketler, ciddi tasarım
değişikliğine de giderler ama bu genelde başarısız ürünlerinin yerine yenisini
sunarken veya ürünleri tasarımları yüzünden ciddi satış kaybederken başvurulan
bir yöntemdir. Riski azaltmak için de sıklıkla piyasada başarılı olmuş tasarım
anlayışları yeni tasarım için örnek alınır. Apple ise iOS ürünlerinin en
başarılı olduğu, bir tasarım ikonu olarak adlandırıldığı ve rakipleri
tarafından örnek alındığı bir zamanda tasarımını değiştirdi. İlginç olan ise
Apple'ın yeni tasarımı en çok rakibi Microsoft'un Windows 8'in Metro tasarımına
benziyor ve Metro tasarımı yüzden Microsoft'un satış kaybettiği, hedeflerine
ulaşamadığı bilinirken Apple'ın bu tasarımı tercih etmiş olmasıdır. Ayrıca iOS’in
temel rakibi Android sayısız sayıda tasarıma olanak verirken ve daha iOS7 resmi
sunulmadan benzer tasarımlar GooglePlay’de satışa sunulmuşken, sırf tasarım değişikliği
yüzünden iOS’in hızla büyüyen rakibinin müşterilerini kendine çekebilmesi çok
zordur.
Özetle iOS7'nin yeni özellikleri,
beğenilen klasik tasarıma ufak geliştirmelerle kolaylıkla adapte
edilebilecekken hiçbir başarı örneği olmayan sıradışı bir tasarımı tercih etmek
ve bu tasarımı bir seçenek olarak değil de eskiler dâhil bütün ürünlere zorunlu
olarak uygulamak aşırı riskli ve mantıksız bir davranış değil midir?
Bu soru farklı şekillerde
yanıtlanabilir ve bu yanıtlara farklı gerekçeler sunulabilir. İş hayatında uzun
zamandır çalışan ve insan egosunun nasıl şirketin amaçlarına ters, mantıksız ve
aşırı riskli kararlar alınmasına yol açtığını çokça görmüş biri olarak yanıt ve
sebebi benim için açıktır. Tasarım tercihi Apple için mantıksız olabilir ama o
tercihi yapanların egoları düşünüldüğünde çok mantıklıdır.
Egosu büyük her tasarımcı gibi
Jonathan Ive başkasının, özellikle Steve Jobs gibi popüler birinin, fikri olan
bir tasarımı geliştirmektense kendi tasarımını yaratmak ister. Eğer tasarımınız
başarılı olursa yeni bir akım yaratmış dahi olursunuz ve bu yeni sıfatınızla
geçmişteki ortak başarıların arkasındaki gerçek yeteneğin kendiniz olduğunu
gösterirsiniz. Eğer başarısız olursanız kendinizi rahatlıkla zamanın ötesini
hayal etmiş ve anlaşılamamış cesur bir tasarımcı olarak nitelendirebilir ve
böylece kolaylıkla avunabilirsiniz. Bu nedenle Ive’in mümkün olduğunca
Jobs’unkinden farklı yeni bir tasarım geliştirmesi ve başarısızlık riskini
asgariye indirmek için bütün ürünlere zorunlu olarak sunması kendi egosunu
tatmin etmek açısından çok mantıklıdır.
Mantıksız olan tasarımcılarda yaygın
görünen büyük egoya ve ihtirasa Apple gibi bir teknoloji ve tasarım şirketini
yöneten birinin, Tim Cook'un, boyun eğmesidir. İlk önce bu hatanın sebebinin
Cook'un geçmişte hiçbir ürün geliştirme veya tasarım deneyimi olmayan bir
tedarik zinciri yöneticisi olmasından kaynaklanabileceğini düşündüm. Deneyim
veya yetenek eksikliği yüzünden Cook'un harita gibi uygulamalardaki veya yan
ürünlerdeki teknoloji veya tasarım tercihi hatalarını hoş karşıladım. Sonra
fark ettim ki, akıllı hiç kimse herkesin imrenerek sahip olmak istediği bir
şeye sahipken, ufak bir sorunu vardı diye niyeti belli olmayan biri tarafından
değiştirilmesine izin vermez. Bu yüzden efsaneleşmiş bir tasarımı, onu yaratan
Jobs hakkında olumsuz eleştirileri olan Ive tarafından değiştirilmesini
onaylamak sadece teknik tecrübesizlikten kaynaklı bir hata olarak açıklanamaz.
Belki bir aptallıktır derdim ama Tim Cook, Jobs'un yönetimi altında yıllarca
çalışabilmişse ve Apple'ın CEO'su olabilmişse bir aptal olmaz. O zaman Tim
Cook'un da aynı Jonathan Ive gibi Jobs'un büyüklüğü altında ezilmiş egosu
yüzünden Jobs'un yarattıklarını yok ederek yılların intikamını almaya ve
Jobs'tan daha iyisini yapmaya çalışarak egosunu tatmin etmeye çalışan biri
olduğu sonucuna vardım.
Apple, bence büyük egoları yüzünden
şirket için mantıksız ve aşırı riskli kararlar alan bu iki kişiden
kurtulmadıkça bir daha hiçbir zaman gerçekten başarılı olamaz. Hala ciddi
talebi olan mevcut ürünler bir süre daha iyi satmaya ve yüksek kâr bırakmaya
devam edecektir. Yine de Apple sürekli pazar payı kaybeden bir şirket
olacaktır. Amerika'da genelde ciddi net
finansal zarar olmadıkça CEO değiştirilmediğinden muhtemelen bir süre daha
Apple yoluna bu ikiliyle devam edecektir. Fakat er ya da geç kovulacaklar. O
zamana kadar, bütün büyük egolu küçük insanlar gibi bu kişiler de küçük
başarılarını abartacaklar ve asıl başarısızlıklarını olabildiğince ört bas
etmeye çalışacaklardır. Onlar gittikten
sonra yerlerine daha iyisi gelir mi bilmem ama tarih tekerrürden ibaret ise
Apple'ın geleceği pek aydınlık değil.