26 Ocak 2014 Pazar

Cevap: Değer Yargıları ve Çelişki

Lütfen bu yazıyı okumadan önce bu soruyu cevaplayınız.

Yolsuzluk hakkındaki sorumun kolaylıkla bulunabilecek doğru yanıtı yolsuzluğu onaylamaktır. Onaylama durumunda sadece yolsuzluk yapan yönetici, denetçi ve yatırımcı değil aynı zamanda elektrik hizmeti alan bölgedeki vatandaş ve üreticiler, ekonomisi büyüyen ve geliri artan devlet ve bölge de kazançlı çıkmaktadır.

Her ne kadar sorunun yanıtı çok basit “onaylarım” olsa da neredeyse hiç kimse kamuoyu önünde onaylayacaklarını söylemez. Yolsuzluk her durumda yanlıştır ve sadece yolsuzluk yapan kişilere fayda sağlar gibi toplumdaki egemen değer yargılarına ters düşen “yolsuzluğu onaylıyorum” cevabını vermektense değer yargılarını savunma tepkisini verirler. İlk önce göz ardı etmeyi tercih edip cevap vermezler. Soruyu küçümseyip, değersiz ve mantıksız bulup tartışmamayı veya hiç olmamış gibi davranmayı tercih ederler.

Cevap verme gerekliliğini hissettiklerinde onaylıyorum veya onaylamıyorum cevaplarından bir tanesini vermektense verimlilik artırırım, alternatif enerji kullanırım gibi soruda belirtilmeyen öneriler getirirler. Aslında yaptıkları onaylamıyorum yanıtı için bahaneler üretmektir. Soruyu soran tartışmayı ilerletip öne sürülen önerilerin çözüm olmayacağını senaryoda ufak değişikliler yapıp gösterirse, mesela alternatif yatırım ile ilgilen şirket yok, verimlik artışı için halk desteği ve zaman yok denilirse, cevap verenin tepkisi de değişir. En iyi savunma saldırıdır prensibi ile davranmaya başlarlar. Soru soranın kişisel özelliklerine odaklanıp, niyetinin kötü, bilgisinin yetersiz, ifade biçiminin saygısız, uzlaşılmaz biri olduğu gibi suçlamalarla soruya cevap vermektense tartışmayı başka yöne çekmeye veya tamamen bitirmeye çalışır.

Diğer bir saldırı yönetimi de soruyu tartışmadan sonuca ulaşmaya ve sonucu tartışmaya çalışmaktır. "O zaman yolsuzluk iyi mi demek istiyorsunuz? Bırakalım yolsuzluk serbest mi olsun? Herkes yolsuzluk mu yapsın?" Bu tavrın amacı tartışmak değil soruyu soranın saçmalayan, görüşleri dikkatte alınmaması gereken biri olduğu göstermeye çalışmaktır. Bu saldırılar yüzünden özellikle toplumun hassas olduğu değer yargılarına aykırı konuları kamuoyu önünde tartışmak çok zordur.  Ortam gerilir. Ortamı germek ve tartışmayı imkansız hale getirmek, cevap veremeyenlerin yapmak istedikleridir. Böylelikle hatalı olan değer yargılarına inanmaya ve diğer insanları da inandırmaya devam edebilirler.

Daha az sayıda ve daha açık yürekli insanlar sorudaki koşullar altında dahi onaylamayacaklarını söylerler. Onaylamamak hatalı tercihtir. Çünkü biraz üzerinde düşünüldüğünde onaylamamanın açıkça yolsuzluğu daha da arttıracağı anlaşılır. Yolsuzluğu yanlış bulan insanlar toplumun talebi olmasına rağmen her koşulda kendilerini feda ederek yolsuzluk yapmayı ret ediyorlarsa, sahip oldukları iktidarı yolsuzluk yapan rakiplerine bırakacaklardır. Siz iktidarda olsanız, toplumun faydasını düşünerek ve kendinize de zarar vermeden rahatlıkla engelleyebileceğiniz gelecekteki yolsuzluklar dahi artık rakibiniz iktidara sahip olduğundan devam edecektir. Özellikle rakibiniz sizden çok daha popülerse ve iktidarını sağlam görüyorsa oy kaybetmeyi dahi göze alarak büyük yolsuzluklar yapmayı dahi göze alabilir.  Ayrıca rakibiniz sizin her durumda yolsuzluğa karşı olduğunuzu ve nasıl davranacağınızı bilmesi sizin için büyük dezavantajdır.  Rakibiniz size rahatlıkla tuzaklar kurabilir ve iktidarda kalıcı olmamanız sağlayabilir. Bu yüzden rakibini ve koşullarını dikkate almadan her durumda yolsuzluğu onaylamamak, kaybetmesi kaçınılmaz bir stratejidir.

Bu soruda vurgulanmak istenen hayatın siyah beyaz, doğru yanlış gibi keskin çizgilerle ayrılamayacağı ve birçok çelişkiyi içinde barındırdığıdır. Tabii ki yolsuzluk temelde yanlıştır ve olmaması gerekir. Fakat bu soru yolsuzluk yapmanın avantaj sağladığı, yolsuzluğu mantıklı kılan koşullar olabileceğini ve tamamen yolsuzluk karşıtı bir davranışın daha da fazla yolsuzluk yaratabileceğini göstermektedir. Yolsuzluğa karşı olsak dahi yolsuzluk yapmak bazen tercih edilmelidir. İnsanın kendi ideallerinin aksine hareket etmesi hayatın karmaşıklığının bir parçasıdır.

Diğer insanları değerlendirirken de o insanların içinde bulundukları koşullar ve rakipleri incelenmelidir.  Sadece sonuçlara, örnek olarak yolsuzluğa onay verip santrale yaptırmasına, bakarak değerlendirmek hatalı yargılara neden olabilir. Aslında toplumu düşünen birinin kişisel çıkar peşinde koştuğu veya tam tersi sadece kendi çıkarını düşünen birinin toplumun faydasını düşündüğü zannedilebilir.

Bu basit soruya karşı insanların verdikleri tepkiler de insanların büyük çoğunluğunun bu karmaşıklığı ve çelişkiyi anlamadığını, detaylara inmektense yüzeysel düşündüklerini ve aşıra basite indirgenmiş değer yargılarına sahip olduklarını gösterir.  Bu değer yargıları o kadar güçlüdür ki, hatalı oldukları rahatlıkla anlaşılabileceği durumlarda dahi insanoğlu onlardan vazgeçmez. İnsanoğlunun bu özelliği yolsuzluk gibi karmaşık ve zor olan sorunların çözülmesini daha da zorlaştır.


Bu sorudan yola çıkarak yapılabilecek daha çok tartışma vardır. İlerleyen yazılarda devam edeceğim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder